MÖ 1400 – MS 900
Patara
Pttara
Birliğin meclis kenti ve ana limanı. Bouleuterion’da 23 kentin temsilcileri oy kullanırdı. Liman ağzındaki MS 60 tarihli Neron feneri, ayakta kalan en eski deniz feneri sayılıyor.
- Likya Birliği oyu
- 3
- Konum
- 36.2623° K, 29.3182° D
- Bugün
- Gelemiş · Kaş, Antalya
Yapılar ve anıtlar
Bouleuterion · Meclis Binası
Likya Birliği’nin toplandığı salon · MÖ 2. yüzyıl, Roma’da yenilendi
Antik dünyanın en erken federal meclislerinden birinin toplandığı yer. Yirmi üç kentin temsilcileri burada oy kullanır, önce Likyarkh’ı seçer, sonra savaş, para ve dış ilişkilere karar verirdi. Dikdörtgen bir yapının içine yerleştirilmiş yarım daire oturma düzeni yaklaşık 1.400 kişi alır; batı cephesi sütunlu caddeye bakar. Montesquieu, Likya Birliği’ni “federal cumhuriyetin en güzel örneği” diye anacak; Amerikan kurucuları da bu düzeni tartışacaktır.
Deniz Feneri
Ayakta kalan en eski fener · MS 64/65 — Neron dönemi
Liman ağzını gösteren, kare kaide üstünde yükselen silindirik kule. Kaidesindeki yazıt kuleyi imparator Neron adına diktirir ve tarihi kesinleştirir: MS 64/65. Yaklaşık 26 metre yüksekliğindeki yapı, dünyada bugüne kalan en eski deniz feneri sayılıyor. Büyük olasılıkla bir depremin ardından gelen dev dalgayla devrildi; blokları düştükleri sırayla kumun altında bulundu, bu yüzden yeniden dikilebiliyor.
Liman
Likya’nın ana limanı · MÖ 5. yy – MS 6. yy
Karaya sokulan bu uzun koy, Likya kıyısının en korunaklı doğal limanıydı ve Patara’yı bölgenin kapısı yaptı. İskenderiye tahılı, Likya sediri ve Roma’ya giden vergi buradan geçti; Aziz Pavlus Kudüs yolculuğunda burada gemi değiştirdi. Koyun iki yakası rıhtım, ağzı mendirekle daraltılmış, kuzey kıyısı depo ve tersane sıralarıyla dolu. Ksanthos’un taşıdığı alüvyon ve ilerleyen kumullar limanı yavaş yavaş kapattı — bugün orası bir sazlık.
Modestus Zafer Takı
Kentin kuzey kapısı · MS ~100
Kente kuzeyden girenin altından geçtiği üç kemerli anıtsal kapı. Yazıtı, yapıyı eyalet valisi Mettius Modestus onuruna diktirir. Yaklaşık 19 metre genişliğindeki takın nişlerinde kentin ileri gelenlerinin büstleri dururdu. Sıradan bir zafer takından farklı olarak sırtında bir su kanalı taşır: kentin suyu bu kemerin üstünden geçerek gelirdi. Yani hem tören kapısı hem su kemeri.
Sütunlu Cadde ve Agora
Limandan kent merkezine · MS 1.–2. yüzyıl
Limanın başından güneye, meclis binasına kadar uzanan, iki yanı sütunlu ana cadde. Patara’ya özgü ayrıntı ortasındadır: döşemenin tam ortasından boydan boya bir su kanalı geçer — hem kenti serinletir hem çeşmeleri besler. Revakların arkasında eşit genişlikte dükkân hücreleri sıralanır. Caddenin batısındaki agora, kentin hem pazarı hem toplanma alanıydı.
Tiyatro
Kurşunlu’nun eteğinde, kente bakan cavea · Helenistik temeller, MS 147’de yenilendi
Kurşunlu tepesinin kuzey yamacına yaslanan, otuz dört sıralık büyük Roma tiyatrosu; beş bine yakın kişi alırdı. Sahne binasının masrafını MS 147’de Vilia Procula adlı bir Pataralı kadın ile babası karşıladı — yazıt hâlâ okunuyor. Yüzyıllar boyunca ilerleyen kumullar tiyatroyu neredeyse tümüyle gömdü; oturma sıraları ancak son kazılarda yeniden gün yüzüne çıktı.
Horrea Hadriani
İmparatorluk tahıl deposu · MS 2. yüzyıl — Hadrianus
Limanın batı yakasında, rıhtımın hemen kıyısında uzanan yaklaşık 70 metrelik depo. Sekiz ayrı bölmesi var; her birinin limana açılan kendi kapısı. Cephesinin iki ucunda imparator Hadrianus ile karısı Sabina’nın büstleri dururdu. Andriake’de neredeyse ikizi bulunuyor: Roma, Likya kıyısında tahıl akışını bu ikili depoyla düzenliyordu.
Vespasianus Hamamı
Tarihi yazıtla belli üç tonozlu yapı · MS 69–79
Yazıtı imparator Vespasianus’un adını verdiği için Anadolu’da tarihi kesin bilinen en erken hamamlardan biri. Sıcaklık, ılıklık ve soğukluk salonları yan yana dizilmiş, üstleri beşik tonozla örtülü. Yıkılmış bölümde döşemeyi taşıyan hypocaust ayakları hâlâ sıra sıra duruyor: sıcak hava bu ayakların arasından geçip zemini ısıtırdı. Yanındaki sütunlu avlu spor ve toplanma alanıydı.
Tepecik Akropolü
Kentin en eski çekirdeği · MÖ 2. binyıl – MS 7. yy
Limanın doğusunda yükselen alçak tepe; Patara’nın ilk yerleşimi burada kuruldu. Hitit kaynaklarındaki “Patar” adı bu çekirdeğe işaret eder. Tepeyi çeviren sur, tepedeki sarnıçlar ve yapı temelleri farklı çağlardan; kuzey eteğinde ise kentin seramik fırınları sıralanır — Patara yalnız ticaret değil, üretim kenti de.
Korint Tapınağı
İşlemeli kapısıyla ünlü küçük tapınak · MS 2. yüzyıl
Kentin en iyi korunmuş küçük yapısı. Podyum üzerinde yükselen iki sütunlu cephesi ayakta; asıl ünü, zengin bitkisel bezemeyle kaplı taş kapı çerçevesinden geliyor. Hangi tanrıya adandığı kesin değil — bu yüzden bilim yazınında sütun başlığının biçimiyle, “Korint tapınağı” diye anılıyor.
Stadyum alanı
Limanın batı yakasındaki uzun düzlük · Roma dönemi
Koyun batı kıyısında, kuzeybatı–güneydoğu doğrultusunda uzanan uzun yapı. Bir uzun kenarı boyunca oturma sıraları, arkasında tonozlu odalar dizilir; bir ucu yarım daireyle kapanır. Yarış alanı mı, tören ve toplanma alanı mı olduğu tartışılıyor — büyük olasılıkla dönemine göre ikisi de.
Nekropol ve Anıt Mezar
Doğudaki mezar alanı · MÖ 4. yy – MS 3. yy
Kentin doğusundaki yolun iki yanına yayılan mezar alanı — kazı planında kırmızıyla işaretlenen bölgelerin en büyüğü. Sivri kapaklı Likya lahitleri, kaya çıkıntılarına oyulmuş ev ve tapınak tipi mezarlar ve bunların ortasında yüksek podyumu üstünde duran tapınak cepheli anıt mezar. Antik kentlerde nekropol hep yol kenarındadır: gelen geçen adı okusun diye.
Tarihte bu kent
Yalburt yazıtı
MÖ ~1500–1200 · MÖ ~1230
Hitit kralı IV. Tudhaliya, Lukka seferini bir su anıtına kazdırır. Yazıt bölgedeki yerleşimleri tek tek sayar — ve bu adlar bin yıl sonra hâlâ ayakta olacaktır. Likya kentlerinin sürekliliğini kanıtlayan en güçlü belge budur.
Savaşsız teslim
MÖ 334–333 · MÖ 334/333
Arrianos yazar: Telmessos, Pinara, Ksanthos, Patara ve otuz kadar küçük yerleşim kapılarını savaşmadan açtı. Pers vergisinden bıkmış bir bölge için Makedon bir efendi, uzaktaki bir efendiden farksızdı. Likya bir kış içinde el değiştirir.
Mısır’ın yüzyılı
MÖ 323 sonrası · MÖ ~309–197
Yaklaşık yüz yıl boyunca kıyı Ptolemaioslarındır. Limyra’da garnizon, Patara’da tersane vardır; kent bir süre kraliçenin adıyla “Arsinoe” diye anılır. Likya kerestesi Mısır donanmasını, Likya limanları İskenderiye’nin tahıl yolunu besler.
“Armağan mı, dost mu?”
MÖ 197–188 · MÖ 178
Likyalılar Roma’ya elçi yollar ve tek bir soru sorar: bize “hediye olarak” mı verildik, yoksa “dost olarak” mı emanet edildik? Polybios’un aktardığı bu ayrım, antik siyasetin en keskin cümlelerinden biridir. Senato bilerek muğlak yanıt verir.
Koinon Lykion kuruluyor
MÖ 168 · MÖ 168 sonrası
Özgürlük kentleri dağıtmaz, birleştirir: yirmi üç kent ortak bir meclis kurar. Adı Koinon Lykion — Likyalıların Birliği. Her kent kendi işini görür; savaş, para, dış ilişkiler ve yüksek mahkeme ortaktır.
Üç oy, iki oy, bir oy
MÖ 168 · MÖ 2. yy
Birliğin buluşu temsil ağırlığıdır: en büyük altı kentin üçer, orta boyların ikişer, küçüklerin birer oyu vardır. Masraf ve vergi de aynı orana göre bölünür. Ne büyükler küçükleri ezer, ne küçükler büyüklerin sırtından geçinir.
Önce başkan seçilir
MÖ 168 · MÖ 2. yy
Meclis toplandığında ilk iş Likyarkh’ı seçmektir; ardından yargıçlar ve görevliler gelir. Kentler arası davalar federal mahkemede görülür. Yürütme, yasama ve yargının bölüşüldüğü bu düzen, çağının çok ötesindedir.
Ortak para, ortak ordu
MÖ 168 · MÖ 2.–1. yy
Birlik kendi gümüş sikkesini bastırır: bir yüzde Apollon’un başı, öbür yüzde lir ve ΛΥΚΙΩΝ yazısı — kenarında da parayı basan kentin baş harfleri. Tek para, tek ordu, otuz kentin kendi meydanı: federasyon fikri burada somutlaşır.
Yirmi üç kentin çağı
MÖ ~168–43 · MÖ 2.–1. yy
Bir yüzyıl boyunca Likya kendi kendini yönetir ve zenginleşir. Yirmi üç oy sahibi kent, çevrelerindeki onlarca kasabayla birlikte tek bir siyasi bedendir. Bölgenin nüfusu, yapıları ve ticareti tarihinin zirvesindedir.
Sedir, zeytin, tahıl
MÖ ~168–43 · MÖ 2.–1. yy
Likya dağları gemi keresti verir, ovaları zeytin ve tahıl. Patara ile Andriake’nin rıhtımları İskenderiye ve Roma yolunun uğrağıdır; Phaselis doğu ticaretinin kapısı. Kıyı boyunca limanlar, iç kesimde ise yeni sarnıçlar ve zeytin presleri çoğalır.
Strabon anlatıyor
MÖ ~168–43 · MÖ ~20
Coğrafyacı Strabon Birliği ayrıntısıyla yazar: yirmi üç kent, ağırlıklı oylar, sırayla toplanan ortak meclis, seçilen Likyarkh ve yargıçlar. Antik dünyada bir federal anayasanın bu kadar açık anlatıldığı başka bir metin yoktur.
Patara ders alıyor
MÖ 42 · MÖ 42
Brutus Patara’ya yönelir. Ksanthos’ta ele geçirdiği kadınları fidyesiz salıverip kente yollar; onlar gördüklerini anlatır. Patara ertesi gün kapılarını açar, hazinesini teslim eder ve kurtulur. Likya’nın meclis kenti böylece ayakta kalır.
Küllerin ardından
MÖ 42 · MÖ 42–41
Philippi’de Brutus yenilip ölünce Antonius Likya’yı yeniden özgür ilan eder ve Ksanthos’un onarımı için yardım gönderir. Kent yeniden kurulur, ama eski ağırlığını bir daha kazanamaz. Birliğin merkezi artık kesin olarak Patara’dır.
Taştan yol haritası
MS 43 · MS 45
Patara’nın girişine dikilen anıt, yeni eyaletin bütün yollarını ve mesafelerini sıralar: altmıştan fazla güzergâh, mil mil yazılmış. Stadiasmus Patarensis, Roma dünyasından günümüze kalan en ayrıntılı yol belgesidir.
Birlik kâğıt üstünde yaşıyor
MS 43 · MS 1.–2. yy
Roma Birliği kapatmaz; onu eyalet meclisine dönüştürür. Likyarkh unvanı sürer ama artık imparator kültünün başrahibidir. Kentler hâlâ toplanır, hâlâ oy verir — yalnız kararların üstünde bir vali imzası vardır.
Opramoas’ın serveti
MS 2.–4. yy · MS ~125–155
Rhodiapolisli Opramoas, deprem sonrası onlarca kente para yağdırır: tiyatro, hamam, tahıl deposu, çeyiz fonu. Anıt mezarının duvarlarındaki yazıt, hangi kente ne verdiğini tek tek sayar — antik dünyanın en uzun bağış kaydı.
Mermerin yüzyılı
MS 2.–4. yy · MS 2. yy
Kentler yıkıldıklarından daha görkemli kalkar: Patara’da Hadrianus’un granariumu, Myra’da on beş bin kişilik tiyatro, Arykanda’da üst üste beş taraça, Tlos’ta hamam ve stadyum. Bugün gezilen kalıntıların çoğu bu yüzyılın eseridir.
Likya Yolu üzerinde
Beş yüz kırk kilometre
Likya Yolu
Fethiye’nin üstündeki Ovacık’tan başlayıp Antalya’nın eşiğinde, Geyikbayırı’nda biten bir çizgi. Likya Yolu 1999’da işaretlendi — yani yolun kendisi genç. Ama bastığı zemin eski: keçi patikaları, Roma’dan kalma kısa taş döşemeler, kayaya oyulmuş basamaklar, sarnıçlar. Rota yirmi beş kadar antik kentin içinden ya da dibinden geçer. Değeri kendi yaşında değil, birbirine bağladığı şeylerde.
Ülkenin ocağı
Letoon – Ksanthos – Patara
Yirmi iki kilometrede Likya’nın kalbi geçilir. Letoon bir kent değil, bütün ülkenin kutsal alanıdır: üç tapınak, federal bayramlar, taşa kazınmış antlaşmalar. Yukarıda Ksanthos, teslim olmak yerine iki kez toplu ölümü seçen başkent. Sonra Patara: Birliğin meclisinin toplandığı yer ve Neron’un MS 64’te diktirdiği deniz feneri — ayakta bilinen en eski fener.
Yirmi sekiz kente bağış
Limyra – Rhodiapolis – Gagai
Rhodiapolis küçük bir kenttir ama Likya’nın en cömert adamını çıkardı: Opramoas. MS 141 depremi bölgeyi yıkınca kendi servetinden yirmi sekiz kente para gönderdi — tiyatro, hamam, sur, tahıl. Anıt mezarının duvarındaki yazıt bu bağışları tek tek sayar ve Anadolu’nun bilinen en uzun yazıtıdır. Yol oradan Gagai’ye, denize iner.
Likya Yolu’nun tamamı — 12 etap, 540 km
Mitolojide
Letoon kuruluyor
Leto
Leto suyu bulduğu yerde ağırlanır ve orada kalır. Zamanla üç tapınak yükselir: ortada Leto, iki yanında Apollon ve Artemis. Kutsal alan bir tanrıçanın değil, bir ailenin evidir — ve Likyalılar için bir kentin değil, bütün ülkenin ocağıdır.
Lykeios
Apollon
Apollon’un en eski sıfatlarından biri “Lykeios”tur. Anlamı tartışmalı — kurt tanrı mı, ışık tanrısı mı, yoksa doğrudan “Likyalı” mı? Homeros İlyada’da onu açıkça Likyalıların yanında savaşırken gösterir. Yunan dünyası bu tanrının doğudan geldiğini hep sezmiştir.
Patara kehanet ocağı
Apollon
Patara’daki Apollon kehanet merkezi, antik dünyada Delphoi’den sonra en çok danışılan ikinci ocaktı. Kâhin kadın tapınağa kapatılır, tanrının sözünü orada alırdı. Herodotos bu töreni ayrıntısıyla anlatır — ve tapınağın yeri hâlâ kesin olarak bulunabilmiş değil.
Kışın Patara, yazın Delos
Apollon
Antik inanışa göre Apollon yılı ikiye bölerdi: altı ay Delos’ta, altı ay Patara’da. Kehanet de bu takvimi izlerdi — Patara ocağı yalnız kış aylarında konuşurdu. Bir tanrının iki evi olması, iki dünyanın da onu sahiplenmesi demekti.
Natri
Apollon
Likçe yazıtlarda Apollon’un adı Natri’dir. Bu, tanrının ithal edilmediğini, yerli bir tanrıyla eşleştiğini gösterir. Aynı yazıtlarda Artemis Ertemi, fırtına tanrısı Trqqas diye geçer. Likyalılar Yunan tanrılarını almadı — kendi tanrılarını Yunanca adlarla da anmaya başladı.
Sikkedeki gök
Trqqas
Likya Birliği’nin gümüş sikkelerinde Apollon’un başı vardır — ama kentlerin kendi bastığı erken paralarda çoğu kez fırtına tanrısının simgeleri görülür: yıldırım demeti, boğa, kartal. Bir bölgenin gerçek tanrısını anlamak istiyorsanız tapınaklara değil, paraya bakın.
Ölümlü bir oğul
Sarpedon
Sarpedon, Zeus ile ölümlü Laodameia’nın oğludur ve Likya’nın kralıdır. Homeros onu Troya’ya gelen bütün müttefiklerin en soylusu diye tanıtır. Krallığın gerekçesini kendi ağzından duyarız: en iyi topraklar ve en dolu kadehler bizimse, en ön safta dövüşmek de bizim borcumuzdur.
Troya’ya
Sarpedon
Likyalılar Troya’ya en uzaktan gelen müttefiklerdir. Sarpedon ile amcaoğlu Glaukos ortak komuta eder; İlyada boyunca Likya birlikleri hep en zorlu yerlerde görünür. Bu, Likya’nın Yunan destanına giren ilk ve en güçlü kaydıdır.
Soyunu sayan adam
Glaukos
Glaukos, Bellerophon’un torunudur ve Sarpedon’la birlikte Likya ordusunu yönetir. İlyada’da soyunu baştan sona sayar; bu sayede Bellerophon efsanesinin en eski anlatımı bize kalmıştır. Likya tarihinin edebiyattaki ilk soy ağacı budur.
Neden bir mezarda deniz perileri?
Nereidler
Nereidler denizcilerin koruyucusudur; ölüyü öteki kıyıya ulaştıran da onlar sayılırdı. Mezarın sahibi büyük olasılıkla Ksanthoslu hanedan Arbinas’tır. Likya, kendi ölü inancını Yunan biçimleriyle anlatmayı burada ustalıkla başarır.