MÖ 690 – MS 1300
Phaselis
Rodoslu denizcilerin kurduğu üç limanlı ticaret kenti. İki limanı birbirine bağlayan sütunlu cadde Hadrianus’un zafer takıyla başlar. Likya ile Pamfilya sınırında, Tahtalı’nın eteğinde.
- Likya Birliği oyu
- 3
- Konum
- 36.5236° K, 30.5525° D
- Bugün
- Tekirova · Kemer, Antalya
Yapılar ve anıtlar
Üç Liman
Kentin bütün varlık nedeni · MÖ 7. yüzyıl – MS 7. yüzyıl
Phaselis’i Likya’nın öteki kentlerinden ayıran şey bu: tek bir yarımadanın üç ayrı limanı var. Kuzeydeki geniş koy (1) büyük yük gemilerini, güneybatıdaki koy (19) sığ tekneleri alır; ortadaki küçük havza (2) ise ağzı iki fenerle daraltılmış askerî limandır (3). Hangi yönden rüzgâr eserse essin bir liman mutlaka korunaklı kalır — bir ticaret kentinin isteyebileceği en iyi şey. Kent sikkelerine bir gemi pruvası bastı; Rodoslu kurucuların Likya kıyısında aradığı tam da buydu.
Liman Caddesi
İki limanı bağlayan omurga · MÖ 3. yy – MS 3. yy
Güney limandan merkezî limana uzanan, iki yanı sütunlu ve dükkânlı cadde. Yaklaşık 225 metre uzunluğunda, 20 metreden geniş — bir taşra kenti için fazlasıyla gösterişli. Nedeni basit: bu cadde bir sokak değil, bir **rıhtım uzantısı**. Bir limanda boşaltılan yük, karşı limandaki gemiye buradan yürütülüyordu; Phaselis böylece kıyıyı dolaşmak istemeyen tüccarların kestirmesi oldu. Kentin bütün anıtsal yapıları bu caddenin iki yanına dizilmiştir.
Hadrianus Kapısı
Bir imparator ziyareti için · MS 129/131
Liman Caddesi’nin güney ucunda, güney limandan kente giren herkesin altından geçtiği üç bölümlü anıtsal kapı. İmparator Hadrianus’un Likya gezisi için yaptırıldı; yazıtı onu adıyla anar. Bugün ayakta olan şey kaidesi ve söve blokları — üst yapısı yıkılmış, parçaları çevreye dağılmış durumda. Bir kentin imparatoruna verebileceği en görünür armağan buydu: kapıyı yeniden yapmak, kentin yüzünü yenilemek demekti.
Tiyatro
Akropolün batı yamacında · MS 2. yüzyıl
Akropol tepesinin batı yamacına oyulmuş, yaklaşık 1.500 kişilik tiyatro. Oturanlar sahneye değil, sahnenin üstünden **kente ve limana** bakar: cavea öyle yerleştirilmiş ki arka planda Liman Caddesi ve merkezî liman görünür. Sahne binasının alt katındaki beş kapı ve üstündeki pencereler ayakta. Roma döneminde arenaya çevrilmiş olabileceğini düşündüren izler var — alt sıralar kaldırılıp orkestranın çevresine korkuluk örülmüş.
Büyük Hamam ve Gymnasion
Kentin en hacimli yapısı · MS 2.–3. yüzyıl
Merkezî limanın hemen güneyinde, caddenin batı yanında duran büyük hamam-gymnasion topluluğu. Sıcaklık, ılıklık ve soğukluk odaları yan yana; kuzeyinde palaestra avlusu. Duvarları yer yer üç metreye kadar ayakta, tonoz izleri okunuyor. Bir liman kentinde hamamın limana bu kadar yakın olması tesadüf değil — gemiden inen önce burada yıkanır, sonra kente girerdi.
Küçük Hamam ve Latrina
Caddenin gündelik yüzü · MS 2.–3. yüzyıl
Caddenin doğu yanında, büyük hamamın karşısında duran ikinci ve daha küçük hamam ile ona bitişik latrina — genel tuvalet. Latrina, Phaselis’in en iyi korunmuş küçük yapılarından: oturma sıralarının taş yuvaları ve altlarından geçen akıtma kanalı hâlâ görülüyor. Bu iki yapı kentin gösterişli anıtlarından değil, ama bir Roma kentinin gerçekten nasıl işlediğini onlar anlatır.
Hadrian Agorası
Üç agoradan ortancası · MS 2. yüzyıl
Caddenin batı yanındaki üç agoradan ikincisi. Yazıtı yapıyı Hadrianus dönemine tarihler. Dikdörtgen bir avlu, üç yanı sütunlu galeri, arkasında dükkân sıraları. Phaselis’in tuhaflığı burada görünür: kent üç ayrı yüzyılda üç ayrı agora yapmış ve **eskisini yıkmamış**. Yan yana duran Domitian, Hadrian ve Bizans agoraları arasında yürümek, yüz metrede üç yüzyıl geçmek demek.
Nymphaion
Caddenin çeşmesi · MS 2. yüzyıl
Liman Caddesi’nin ortasında, yolun genişlediği yerde duran anıtsal çeşme. Su kemerinden gelen su burada bir havuza dökülür, kent halkı testisini buradan doldururdu. Cephesi nişli ve heykellerle bezeliydi; nişlerin taş çerçeveleri hâlâ okunuyor. Roma kentlerinde nymphaion yalnız su dağıtmaz, suyu getirenin adını da ilan eder — bir bağış anıtıdır.
Domitian Agorası ve Kent Meydanı
Üç agoranın en eskisi · MS 1. yüzyıl sonu
İmparator Domitianus döneminde yapılan agora ve ona bitişik kent meydanı. Üçünün en eskisi ve en sadesi. Domitianus ölümünden sonra Roma’da resmen lanetlendi (damnatio memoriae) ve adı pek çok yerde taştan kazındı — buradaki yazıtın ayakta kalması, taşranın merkezin öfkesini her zaman izlemediğini gösterir. Meydan, caddeden agoralara geçişin düğüm noktasıydı.
Bizans Agorası
Üçüncü ve son · MS 5.–6. yüzyıl
Üç agoranın en batıdaki ve en geç olanı. Roma’dan sonra da kentin bir meydana ihtiyacı vardı; bu kez daha küçük, daha kapalı, daha savunulabilir bir avlu yapıldı. Duvarlarında devşirme bloklar var — eski yapılardan sökülen taşlar. Phaselis 7. yüzyıldaki Arap akınlarından sonra söndü; bu agora, kentin son yüzyıllarının ölçüsünü verir.
Zeus Boulaios Tapınağı
Meclisin tanrısı · MÖ 2. – MS 2. yüzyıl
Akropolün güney eteğinde, kentin meclisine adanmış küçük tapınak. “Boulaios” sıfatı Zeus’un bu özel yüzünü anlatır: kararların, danışmanın ve yeminin tanrısı. Meclis üyeleri toplanmadan önce burada ant içerdi. Yapıdan geriye podyumu, birkaç sütun kaidesi ve adak yazıtlı bloklar kaldı. Phaselis Likya Birliği’nde üç oyu olan altı büyük kentten biriydi — bu tapınak o ağırlığın dinî karşılığıdır.
Kuzeydoğu Nekropolü ve Su Kemeri
Sırtın iki işi: ölüler ve su · MÖ 4. yy – MS 4. yy
Kuzeydeki sırt kentin iki ihtiyacını taşır. Doğu yamacında nekropol uzanır — lahitler, kaya mezarları ve anıt mezarlar yola paralel dizilmiş, gelen yolcunun ilk gördüğü şey kentin ölüleridir. Sırtın üstünde ise su kemeri (aquaeductus) ilerler: kuzeydeki kaynaklardan gelen suyu kemer kemer kente indirir, nymphaiona ve hamamlara dağıtır. Likya’nın en uzun su yollarından biri sayılıyor; kimi yerde iki katlı kemerleri hâlâ ayakta.
Kara Yerleşimi
Yarımadaya sığmayan kent · MÖ 4. yy – MS 6. yy
Yarımadanın kuzeybatısındaki tepede, surla çevrili ayrı bir yerleşim. Phaselis’in üç limanı vardı ama düz arazisi yoktu; kent büyüyünce fazlası karaya, bu tepeye taştı. Burada anıt yok, agora yok — evler, sarnıçlar, teraslar ve bir sur var. Yarımadadaki kent gösterişli yüzüyse, bu tepe kentin gerçekten yaşadığı yerdir.
Tarihte bu kent
İlk kesin tarih
MÖ ~800–600 · MÖ 690
Rodoslu denizciler kıyının doğu ucunda Phaselis’i kurar. Likya kıyısında yılı bilinen ilk olay budur. Yunan dünyasıyla temas artık geçici bir baskın değil, kalıcı bir komşuluktur.
Atina’nın gölgesi
MÖ ~5.–4. yy · MÖ 468
Kimon Eurymedon’da Pers donanmasını dağıtınca Likya kıyısı Attika–Delos Birliği’ne çekilir. Phaselis önce direnir, kuşatılınca boyun eğer ve on talent haraçla listeye yazılır. Kentler bir imparatorluktan ötekine, yıl yıl el değiştirir.
Phaselis’in altın tacı
MÖ 334–333 · MÖ 333 kışı
Phaselis ona altın bir taç yollar; İskender kentte kalır, halkı rahatsız eden Pisidia kalesini birlikte yıkarlar. Bir gece şölenden dönerken şair Theodektes’in heykelini çelenklerle donatır — hocası Aristoteles’in öğrencisiydi şair.
Koinon Lykion kuruluyor
MÖ 168 · MÖ 168 sonrası
Özgürlük kentleri dağıtmaz, birleştirir: yirmi üç kent ortak bir meclis kurar. Adı Koinon Lykion — Likyalıların Birliği. Her kent kendi işini görür; savaş, para, dış ilişkiler ve yüksek mahkeme ortaktır.
Üç oy, iki oy, bir oy
MÖ 168 · MÖ 2. yy
Birliğin buluşu temsil ağırlığıdır: en büyük altı kentin üçer, orta boyların ikişer, küçüklerin birer oyu vardır. Masraf ve vergi de aynı orana göre bölünür. Ne büyükler küçükleri ezer, ne küçükler büyüklerin sırtından geçinir.
Ortak para, ortak ordu
MÖ 168 · MÖ 2.–1. yy
Birlik kendi gümüş sikkesini bastırır: bir yüzde Apollon’un başı, öbür yüzde lir ve ΛΥΚΙΩΝ yazısı — kenarında da parayı basan kentin baş harfleri. Tek para, tek ordu, otuz kentin kendi meydanı: federasyon fikri burada somutlaşır.
Yirmi üç kentin çağı
MÖ ~168–43 · MÖ 2.–1. yy
Bir yüzyıl boyunca Likya kendi kendini yönetir ve zenginleşir. Yirmi üç oy sahibi kent, çevrelerindeki onlarca kasabayla birlikte tek bir siyasi bedendir. Bölgenin nüfusu, yapıları ve ticareti tarihinin zirvesindedir.
Sedir, zeytin, tahıl
MÖ ~168–43 · MÖ 2.–1. yy
Likya dağları gemi keresti verir, ovaları zeytin ve tahıl. Patara ile Andriake’nin rıhtımları İskenderiye ve Roma yolunun uğrağıdır; Phaselis doğu ticaretinin kapısı. Kıyı boyunca limanlar, iç kesimde ise yeni sarnıçlar ve zeytin presleri çoğalır.
Korsan Zeniketes
MÖ ~168–43 · MÖ 78–77
Kilikyalı korsan Zeniketes Olympos’u, Korykos’u ve Phaselis’i eline geçirir; kıyı yıllarca onun üssü olur. Romalı komutan Servilius kaleyi kuşatınca Zeniketes evini ailesiyle birlikte ateşe verir. İki kent, korsanla iş birliği yüzünden Birlikteki oylarını yitirir.
Taştan yol haritası
MS 43 · MS 45
Patara’nın girişine dikilen anıt, yeni eyaletin bütün yollarını ve mesafelerini sıralar: altmıştan fazla güzergâh, mil mil yazılmış. Stadiasmus Patarensis, Roma dünyasından günümüze kalan en ayrıntılı yol belgesidir.
Likya Yolu üzerinde
Beş yüz kırk kilometre
Likya Yolu
Fethiye’nin üstündeki Ovacık’tan başlayıp Antalya’nın eşiğinde, Geyikbayırı’nda biten bir çizgi. Likya Yolu 1999’da işaretlendi — yani yolun kendisi genç. Ama bastığı zemin eski: keçi patikaları, Roma’dan kalma kısa taş döşemeler, kayaya oyulmuş basamaklar, sarnıçlar. Rota yirmi beş kadar antik kentin içinden ya da dibinden geçer. Değeri kendi yaşında değil, birbirine bağladığı şeylerde.
Yirmi sekiz kente bağış
Limyra – Rhodiapolis – Gagai
Rhodiapolis küçük bir kenttir ama Likya’nın en cömert adamını çıkardı: Opramoas. MS 141 depremi bölgeyi yıkınca kendi servetinden yirmi sekiz kente para gönderdi — tiyatro, hamam, sur, tahıl. Anıt mezarının duvarındaki yazıt bu bağışları tek tek sayar ve Anadolu’nun bilinen en uzun yazıtıdır. Yol oradan Gagai’ye, denize iner.
Kuru balıkla alınan kent
Yanartaş – Phaselis – Geyikbayırı
Phaselis’i MÖ 690 dolaylarında Rodoslular kurdu ve anlatıya göre yerini bir çobandan kuru balık karşılığında satın aldılar — kent bu şakayla anılmayı hiç bırakmadı. Üç limanı vardı; İskender MÖ 334/333 kışını burada geçirdi ve altın çelenkle karşılandı. Yol buradan Tahtalı’nın eteklerine tırmanır ve Likya’nın dışında, Antalya’nın eşiğinde biter.
Likya Yolu’nun tamamı — 12 etap, 540 km
Mitolojide
Kurşunlu mızrak
Bellerophon
Khimaira ateş püskürür; yaklaşan yanar. Bellerophon mızrağının ucuna kurşun takar ve canavarın açık ağzına saplar. Kurşun eriyip boğazından içeri akar, yaratık kendi ateşiyle ölür. Olympos’un üstündeki yamaçta hâlâ yanan alevler, halk arasında onun son nefesi sayılır.
Yanartaş
Khimaira
Olympos’un üstündeki yamaçta, taşların arasından çıkan alevler hiç sönmez. Yağmurda kısılır, rüzgârda büyür, ama binlerce yıldır yanar. Antik gezginler burayı Khimaira’nın ini diye kaydetti; denizciler için de bir işaret ateşiydi.
Denizle yaşayan ülke
Nereidler
Likya’nın kıyısı adalar, koylar ve batık kentlerle doludur; deniz burada bir sınır değil, bir yoldur. Nereidler bu yüzden yalnız bir anıtta değil, kıyı kentlerinin sikkelerinde ve adaklarında da görünür. Denize her gün çıkan bir halk, denizin perilerini de yanına alır.
Yakındaki kentler
Olympos · Kitanaura · Rhodiapolis · Idebessos · Gagai